ABD ve İsrail, Suriye’yi Yeniden Şekillendiriyor
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye’yi yeniden yapılandırma çalışmalarına devam ediyor.
ABD, Şam yönetimine desteklediği HTŞ adlı terör örgütünü getirdi. HTŞ’nin lideri Ahmet eş-Şara, Suriye’nin devlet başkanı olarak görevlendirildi.
Aynı zamanda ABD, Suriye’nin kuzeydoğusunu PKK’nın kolu olan SDG’ye (YPG-PYD) devretti. SDG lideri Mazlum Abdi ise bu bölgenin lideri konumuna getirildi.
İsrail ise Suriye’nin Golan Tepeleri’ni işgal etti ve Şam’a yakın bir bölgeye askeri güç yerleştirdi.
Suriye’nin durumu, HTŞ ile İŞİD’in devamı olan HTŞ ve PKK’nın devamı olan SDG arasında bölüştürülmüş durumda.
Ayrıca güneyde İsrail’in desteklediği Dürziler de kendi yönetimlerini oluşturma çabasında.
ABD, Irak’tan sonra şimdi de Suriye’yi bölme noktasında ilerleme kaydetti.
SDG ile HTŞ arasında imzalanan 10 Mart anlaşmasına rağmen Suriye’nin yönetiminin birlikte oluşturulması konusunda ilerleme kaydedilemedi.
SDG’nin Suriye ordusuna katılmasına dair anlaşmaya varıldığı duyurulsa da bu katılım gerçekleşmedi.
Suriye’deki kaynaklara göre, YPG-SDG’nin ülkenin kuzeydoğusunu bağımsız üç tümenle kontrol edeceği iddiaları dolaşımda.
HTŞ ile SDG arasındaki uzlaşma beklentilerine rağmen çatışmaların başladığı görülüyor.
HTŞ güçleri Halep’te SDG güçlerine operasyon düzenledi ve çatışmalar yaşandı.
ABD’nin bu operasyondan haberdar olduğu ve SDG güçlerini Fırat’ın doğusuna gönderme amacı taşıdığı iddiaları ortaya atıldı.
Bu gelişmeler yaşanırken SDG lideri Mazlum Abdi’nin, “10 Mart anlaşmasının süresinin önemsiz olduğunu, 2026’da dört ayrı ulusal kongre düzenleyeceklerini” belirtmesi dikkat çekici.
Abdi’nin bahsettiği “dört parça”dan biri Türkiye’nin güneydoğusu olarak açığa çıkıyor.
Abdi’nin ifadesine göre, SDG’nin hedefi dört parça üzerinde Büyük Birleşik Kürdistan devletini kurmak.
Bu hedef, zaten terör örgütü PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan tarafından oluşturulan Kürdistan Topluluklar Birliği’nin (KCK) sözleşmesinde açıkça belirtilmiş durumda.
Türkiye’nin güneydoğusunun da hedef alındığını gösteren bu durum, Türkiye’nin SDG’nin özerk bir yönetim ve ayrı bir ordu oluşturmasına karşı çıkmasına sebep oluyor.
Önümüzdeki yıllarda Türkiye’yi en çok meşgul edecek konuların başında Suriye’nin bölünmesi gelmekte.
Türkiye, toprak bütünlüğünü ve ulusal birliğini koruma kararlılığını sürdürecek ve bu sürece karşı duracaktır.
ABD ve İsrail’in Kürt devleti kurma hedefine karşı Türkiye’nin karşı çıkacağı öngörülebilir bir durum.
Esad’ın devrilmesi ve HTŞ’nin Suriye’ye getirilmesi konusunda ABD ve İsrail ile aynı cephede yer alsa da, ‘Kürt devleti’ konusunda farklı düşüncelere sahip olmaları bekleniyor.
