28 Nisan 2026 tarihinde, Ankara’nın Kurtuluş Parkı’nda hakları için mücadele eden maden işçileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek amacıyla yeniden bir araya geldi. 8 gündür süren açlık grevleriyle tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesini talep eden işçilere, milletvekilleri, sendika temsilcileri ve avukatlar da destek vermek için katıldı. Ancak işçiler, yürüyüşleri sırasında polis barikatıyla karşılaştı ve güvenlik güçleri, biber gazı kullanarak müdahalede bulundu.
Gözaltına alınan Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile örgütlenme sorumlusu Başaran Aksu, daha sonra serbest bırakıldı. Yürüyüşlerine izin verilmeyen işçiler, oturma eylemi başlattı. Bir işçi, “Devletin ve hükümetin bizlere sahip çıkmasını istiyoruz. Biz devlete mi saldırıyoruz? Vatan haini miyiz? Neden holdinglerin etrafını kuşatmıyorsunuz?” diyerek tepkisini dile getirdi.
Diğer işçiler, ailelerinin geçimi için mücadele ettiklerini ve başka bir çarelerinin kalmadığını ifade etti. Bir madenci, “Bizi yok sayıyorlar, biz adalet istiyoruz. Ailelerimize sahip çıkmanın, haklarımızı almanın zamanı geldi” dedi.
Bir başka işçi ise 5 aydır maaş alamadığını belirterek, “Çocuğumu göremiyorum ve hakkımı savundum. Adalet nerede?” diye sordu. Gözaltına alınmadan önce SÖZCÜ’ye konuşan Gökay Çakır, “Biz burada hakkımızı alana kadar durmayacağız. Hiçbir yere gitmeyeceğiz” dedi.
5 aylık maaş ve tazminatları ödenmeyen madenciler, 13 Nisan tarihinde Eskişehir’den Ankara’ya yürüyüşe geçti ve açlık grevine başladı. Yıldızlar Holding, 600 milyon lira olan borcunun yalnızca 38 milyon lirasını ödedi. İşçiler, “Sonuna kadar direneceğiz” diyerek kararlılıklarını sürdürdü. Artvin Hopa’da da benzer destek eylemleri gerçekleştirildi.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve bazı milletvekilleri, işçilere destek olmak amacıyla Kurtuluş Parkı’nda bulundular ve müdahale sırasında biber gazı kullanıldı. Baş, iktidara seslenerek, “Ben Bakanın yerinde olsam madencilerin önüne kırmızı halı sererim. Bu hak gaspına neden olan maden patronunun hesap vermesi için özel bir çaba gösteririm” dedi.
Ankara’da açlık grevi yapan işçilerle ilgili olarak iktidar kanadından ilk tepki eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’den geldi. Bilgin, “Bu durum Türk iş hukukuna ve TBMM’nin çıkardığı yasalara karşı saygısızlıktır. Bu hukuksuz davranışları şiddetle kınıyorum” dedi.
Açlık grevindeki bir madenci ise elindeki pazar listesini gösterip, gözyaşları içinde, “Çoluğumun çocuğunun rızkını istiyorum, cebimde 5 kuruşum yok” diyerek isyan etti. Madencilerin hak mücadelesi devam ederken, toplumun da dikkatini çekmeye devam ediyor.