Zeynep, ‘engelsiz bir hayat’ için çalışıyor

Eğitimine 4 yıl aranın ardından yeniden başlayan Zeynep Nida Bulut, İstanbul Kültür Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı bölümü 2’nci sınıf öğrencisi. 2021 yılında okula yeniden dönmesi hayatında pek çok şeyi değiştirdi. Bir iç mimar olarak iş hayatına atıldığında ‘engelsiz yaşam alanları’ oluşturmak istiyor. Zeynep, hikayesini ve hayallerini şöyle anlattı:

YOLUMA KALDIĞIM YERDEN DEVAM EDİYORUM
“2016’da okula başlayıp birinci dönemi tamamladıktan sonra 2 haftalığına ailemin yanına Muğla’ya gittim. 2017 yılının ocak ayında ise trafik kazası geçirdim. O kazada omurgam kırıldı. Omurilik felci teşhisi konuldu. Ameliyat oldum ardından da yaklaşık 8-9 ay hastanede kaldım. O zamandan beri fizik tedavim devam ediyor. 2021 yılı ekim ayı itibariyle İstanbul’a eğitimime devam etmek için kesin dönüş yaptım. İç mimarlık okumamın sebebi çocukluk hayalim olması. Şimdi çocukluk hayalimi gerçekleştirmek için yoluma kaldığım yerden devam ediyorum.

Fotoğraflar: Selçuk Şamiloğlu

O İLK ADIMI ATMANIN ÇOK ÖNEMLİ OLDUĞUNU GÖRDÜM
Geçtiğimiz yıl okula yeniden döndüğümde o ilk gün çok heyecanlıydım. Sanki üniversiteye ilk kez başlıyormuşum gibi hissettim. İlk gün tekerlekli sandalye ile nasıl olacak diye korkuyordum. Evde geçirdiğim 4 yıl beni içine kapanık biri haline dönüştürdü. Sosyalleşme korkum oluştu. Ama okula geldiğim andan itibaren herkes çok yardımcı oldu. Gördüm ki hiçbir şey korktuğum gibi değilmiş. Ön yargıyla hareket etmemenin, o ilk adımı atmanın çok önemli olduğunu gördüm.

OKULU BİTİRME KONUSUNDA KARARLIYIM
Benim birlikte okula başladığım arkadaşlarım mezun oldu. Şimdi yeni insanlar tanıyorum ve kendimden de eminim, okulu bitireceğim bu konuda kararlıyım. Eğitimime devam edeceğim. Özellikle önümüzdeki yıl derslere çok daha fazla asılacağım. Hatta niyetim yaz okuluna kalarak okulu erken bitirebilmek.

BİR HEDEFİM, BİR UMUDUM OLDU
İç mimarlık zor bir meslek, okuması da zor. Ama projeleri çizmek, derslerle uğraşmak gerçekten bana iyi geliyor. Ayrıca okulda sosyalleşiyor olmak da daha pozitif hissettiriyor. Sonuçta hayat devam ediyor ve ben okula dönerek hayatım için bir şeyler yapmaya, emek vermeye çalışıyorum. Geleceğe dair yolumu çizmeye çalışıyorum. Evde oturduğum dönem bir hayat amacım yoktu ama okulla birlikte bu içe kapanma hissini atlattım. Okuluma dönmek ve çocukluk hayalimi gerçekleştirmek için adım atmak hayata yeniden adapte olmamı kolaylaştırdı. Okulu bitirdikten sonra İtalya’da yüksek lisans yapmak istiyorum. Hatta İtalyanca da öğrenmek istiyorum.

TASARLADIĞIM YERLER HERKES İÇİN ULAŞILABİLİR OLACAK
Geleceğe yönelik ise mesleğimle birlikte değiştirmek istediğim şeyler var. Mesela artık herhangi bir yere ya da yapıya gittiğimde benim ilk baktığım şey ‘rahatça gezip dolaşabilecek miyim’ oluyor. Hatta bazı yerlere gitmeden önce arayıp benim için uygun olup olmayacağını soruyorum. İlerde projelerimde en çok buna dikkat edeceğim. Tasarladığım yerler herkes için ulaşılabilir olmalı. Bununla birlikte sinema, tiyatro, müze gibi sosyal alanlara gittiğimde de bu alan benim için en uygun nasıl olurdu diye hayal ediyorum. İleride bu alanlara dokunmak istiyorum.

BAŞARMAK İÇİN KONFOR ALANINDAN ÇIKILMALI
Hayatta bir şeyleri başarabilmek için sınırları zorlamak ve konfor alanından çıkmak gerekiyor. Ben hala korkmuyor muyum, korkuyorum. Ama bir şeyleri deneyince, kendimi zorlayınca yaptığımı gördüm. O yüzden herkes yapabilir sadece konfor alanından bir kere çıksın.

ELİMDE BİR SİHİRLİ DEĞNEK OLSA İNSANLARA FARKINDALIK KAZANDIRMAK İSTERDİM
Şu an elimde bir sihirli değnek olsa insanlarda farkındalık yaratabilmeyi isterdim. Ama ben okulda ya da sınıfımda arkadaşlarıma hatta hocalarıma varlığımla bile farkındalık kazandırabildiğimi düşünüyorum. Ya da çalışma hayatında aynı şekilde biraz bile insanlara farkındalık kazandırabilirsem çok mutlu olurum.”

ARTIK KORKUSU YOK
Ayşe Bulut: Zeynep’in annesi.
Okula dönme konusunda kafasında ufacık bir istek görür görmez onu her türlü teşvik ettik. Okula dönüşle ilgili endişeleri vardı. Hem okul hem ailesi olarak bizler onun endişelerini gidermek için birlik olduk. Nasıl dışarıya çıkacağım, nerede oturacağım, nasıl gideceğim gibi soru işeretleri vardı kafasında. Ama yaşadıkça endişelerinden uzaklaştı. İlk günkü korkuları artık yok.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.